Bir Şehri Anlamak:BERLİN

Berlin… Bildiğimiz masalsı ve ihtişamlı Avrupa şehirlerinden değil. Ailenin asi çocuğu gibi, farklı, kendine has. Her sokağında ayrı bir dünya var.  Ne ile karşılaşacağınızı asla tahmin edemiyorsunuz, geniş caddeleri ve trafiği ile sizi hayrete düşürüp, vay canına dedirtecek kadar da düzenine düşkün.

Berlin hakkında söylenecek şeyler bunlar ile sınırlı değil tabii ki, bir şehri anlamak için ona nasıl yaklaşılması gerektiğini düşünür dururdum. Ya turist olup ona herkes gibi bakacaktım, yüzeysel bir şekilde tanıyacaktım. Ya da gerçekten ne hissettiğini anlamaya çalışıp sokaklarında kaybolacaktım.
Ben ise turistlikten çıkarak kaybolmayı seçtim. Çünkü bir şehri ancak sokaklarını koklayarak anlarsın. Farklı günlerde sadece belirli noktaları ziyaret ederek sınırlı kalmak istemedim diyelim bir bakıma.
Avrupa’nın farklı sesi  Berlin’i anlamanız başlarda çok da kolay olmuyor tabii. Her şeyiyle tıkır tıkır işleyen bir sistemi var.  Ama soğuk havası, içine kapanıklığı sizi bir süreden sonra çileden çıkarabiliyor. Güneş sevmeyene bile ”göster artık yüzünü” dedirttiren bir şehir Berlin.

dsc03274
Tiergarten

Berlin’i anlamak için bir de yaşadığı olaylara bakmanın gerekli olduğunu düşünüyorum. Tarihte aldığı yaraları sarmayı başarmış ama bunları saklamaktan son derece kaçınan bir şehir burası. Neler yaşadığını asla inkar etmiyor, ama ilerleme kaydetmeyi de başarabilmiş.
Bu da bana ah keşke biz de böyle olmayı başarabilsek dedirttiriyor. Çünkü zaferlerin ilelebet devam etmediğini ileri gitmek için üzerine bir şeyler koymak gerektiğini anlamamız gerekiyor.

dsc03265
Hackescher Markt- S bahn istasyonu

Bir düzen sevdalısı olarak benim Berlin’de en çok hayran kaldığım şey  toplu taşıma sistemleri oldu. Aslında olması gerekenin zamanında gelen otobüsler, trenler olduğunu unutmuşuz. Olağanın olağan dışı gelmesine üzüldüm bir kez daha.
Asla gecikmeyen otobüsler Berlin’in buz gibi havasında büyük kurtarıcımız oldu. Yeni bir sistemi yavaş yavaş öğrenebilmeyi de sevdim.  Bir şehri anlamanın yolunun onun içinde yeni şeyler öğrenmekle de gerçekleştiğine tanıklık ettim.  Uzun otobüs yolculukları, birbirinin aynısı gözüküp bir anda farklılaşan yollar, rahatlık alanından uzaklaştığın her an bir şeyler öğreniyorsun sonuçta…

dsc03268
Hackescher Markt.

Bir şehri anlamakla, anlamaya çalışmak arasındaki ince yolculuğumda neleri görüp nelerin yetersiz kaldığını da sorguluyorum. Kısıtlı bir sürede o şehrin ruhunu anlayabilmek yapmak istediğim zaten. Yaşadığımız şehri bile daha tam anlamıyla avucumuza alamamışken bambaşka bir yeri ”keşfettim” diyebilmek bir hayalden öteye gidemezdi. Haliyle Berlini de keşfettim demek yerine, gördüm demeyi tercih ediyorum.

dsc03305
Kreuzberg.

Bir şehri anlamanın bir diğer yarısında semboller ve insanlar üzerine bir yolculuk yapacağız birlikte. O zamana kadar sevgiyle kalın.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s