Ezgi Matsu ile Seyahat Alışkanlıkları Üzerine Bir Sohbet…

Seyahat etmeyi sevenlerin çok iyi bildiği artık hayatlarının bir parçası olmuş alışkanlıkları vardır. Bu alışkanlıklar aynı zamanda nasıl bir gezici olduğunuzu da belirler. Kimi gezisini en ince ayrıntısına kadar planlayıp zamandan tasarruf ederken, kimi de rotasız çıkar yola aklında olmayan yerleri yaşar. Haritada yeni bir yaşam şekillendirir kendine.
Sırt çantalı bir gezgin misiniz? Yoksa dolabınızı valize dolduranlardan mı? diye kendinize sormakla başlayın  yolunuzu çizmeye… Ben hep minimum eşya daha fazla özgürlük düşüncesini benimseyen bir insan oldum.

İlk defa gideceğimiz ya da aşina olduğumuz bir yer için en fazla neye ihtiyaç duyarız fikri ile  yola çıktım. Harita, telefonunuz, pasaport ve cüzdanınız tabii bir de fotoğraf makinesi… Keşfetmek ve görmek için sadece bunlara ihtiyacınız var.

sehir-turu-saraybosna
Fotoğraf: EzgiMatsu.com

İçimizdeki gezgini ortaya çıkarmak için şimdi sahip olduğunuz zamanı kullanmalıyız.  Bunu önce yaşadığımız şehirde hissetmemiz lazım. Yürüyüp geçtiğimiz yollarda neler kaçırmışız görmeye ihtiyacımız var.
Seyahatin anlamı çoğu zaman budur.  Hedefindeki yeri ararken başka yerler keşfetmek ve onları  yeni hedeflerin  haline getirmek. Öneriler keşfi, keşifler de  yeniden keşifleri doğuruyor.
Kendi sınırlı deneyimlerimin dışında bir süredir takip etmekten hoşlandığım  İstanbul& Avrupa keşiflerini sevdiğim Ezgi Matsu ile seyahat alışkanlıkları ve deneyimleri üzerine mini bir röportaj yaptım.

Senin için seyahat etmenin anlamı nedir?
Benim için seyahat etmek kesinlikle özgürlük demek. Hangi trende,sokakta,hostel odasında,kumsalda olduğum fark etmeksizin kendimi en özgür hissettiğim zamanlar kesinlikle seyahat ettiğim anlar.
detoks

Herkesin kendine göre seyahat alışkanlıkları vardır, yeni bir ülkeye giderken nasıl hazırlanırsın? Yanından ayırmadığın eşyalar nelerdir?
Seyahatten önce gideceğim yerle ilgili klasik araştırmaların yanında yazılarını çok severek okuduğum birkaç ismin o şehirle ilgili anektodlarına da göz atmayı unutmam. Mutlaka ilgimi çekecek daha lokal,bilinmeyen ayrıntıları not ederim:)
Yanımdan fotoğraf makinemi,taytımı ve spor ayakkabılarımı asla ayırmam.

Seyahat rotanı önceden planlar mısın? Yoksa yol nereye götürürse oraya mı gidersin?

Henüz “yol nereye götürürse oraya” diyerek hiçbir seyahatime başlamadım. Daha çok planlı hareket ediyorum ve daha çok, planladığım seyahate çıktıktan sonra böyle kararlar alıyorum. Fakat bu mottoya da karşı değilim:) sanırım en özgür seyahat kararımı trenle İtalya sahillerinden geçerken manzarayı çok beğenip ilk durakta inerek ve geceyi orada geçirerek yaşamıştım. Göreme’de manzarasını en beğendiğimiz yere çadırımızı kurup güneşi “ev”imizin o küçük penceresinden batırmak da şahaneydi!

15415927_10154908182814662_1476029636_n

İlk kez gittiğin bir şehirde dikkatini neler çeker? İlk nereleri gezmek istersin?
Dikkatımı ilk çekenler binalar ve sokaklar. şehirleri yürüyerek gezmeyi çok seviyorum,sokaklarını görüp tanıyınca o şehri daha iyi gezdiğimi düşünüyorum. Örneğin Paris’de rotamı ilk olarak Eyfel’i görmek yerine kimi filmlerden aşina olduğum ve en sevdiğim karakterlerin yürüdüğü sokakları görmek üzerine oluşturmuştum. E eyfel’i de görmedim mi? tabii ki!:) ama görmesem üzülür müydüm? asla!:) Bir de gezdiğim şehirlerdeki evlerin içini hep çok merak ederim, nasıl dekore edildiği,en klasik eşyaların neler olduğunu, o şehrin yerlilerinin nasıl evlerde kaldıkları ilgimi çok çeker. Örneğin kusursuz yapılarla dolu olan Viyana’da böyle bir dairede kalmıştım, sabah ilk işim şehri o küçük ve çok yaşlı evin penceresinden izlemek olmuştu.
img_0777

Gezip, gördüğün şehirler arasında seni en çok etkileyen neresi oldu? Bu şehrin hangi özelliğini en çok beğendin?
Berlin! şehri ‘gerçekten’ yürüyerek gezdiğimden mi bir zamanlar, çok sevdiğim yazarlara ev sahipliği yaptığından mı bilmiyorum ama Berlin’i çok sevdim, sokaklarını doya doya gezdim, yakın tarihin izlerini bu denli “şimdi”yle özdeşleştirmiş çok az şehir gördüm. Tarih kitaplarından okuduğumuz gerçekler hem yanı başımızda hem de dikkat etmeden geçip gidersen çok uzağında. İstanbul’a çok benzeyen, radyolarında türküler çalan dönercilerin yanındaki büfeden currywurst ve bira alıp sokakları gezmek çok başka!:)
en-hesapli-berlin-rehberi

Kendi yol tecrübelerinden yola çıkarak seyahat severler için tavsiyelerin var mı? Neler önerirsin?
Herkesin kendi seyahat alışkanlıkları olmalı bence. Bir şehri gezerken rotasını bile kendine,beğenilerine,zevklerine göre çizmeli. en çok talep göreni değil de onu en çok heyecanlandıranı dinlemeli. Bir de herkes mutlaka çadırla gezmenin hazzını yaşamalı!:) Asıl özgürlük yanında çadırın yani evin varken dünyanın hiç bilmediğin bir yerine uyurken hissediliyor.

1468601960_292987948
Ezgi’nin seyahat bloguna ulaşmak için tık tık.
Ezgi Matsu.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s